Kalıcı değişiklikler yapmanın bilimsel sırrı

Verimlilik hakkında çok satanlar listesinin başında yer alan “İş Bitirici” kitabının yazarı David Alan, işlerinizde ivme kazanmak için uygulayabileceğiniz birtakım önerilerde bulunuyor.

İnsan psikolojisinin ilginç ve inanılmaz yönleri üzerine çalışmalar gerçekleştiren araştırmacı ve yazar Malcolm Gladwell, “10.000 saat kuralını” ortaya koyuyor. 

Ama belki de bu yöntemlerden hiçbiri başarılı komedyen Jerry Seinfeld’in on yıl kadar önce bahsettiği şu yöntem kadar benimsenmemiştir:

Zinciri Kırmayın.

“Seinfeld, yazma görevini tamamladığı her gün için takvime büyük kırmızı bir X işareti koyduğunu söylüyor. Buna devam ettikçe birkaç gün sonra zinciriniz oluşmaya başlıyor. Zincirinizin günden güne uzadığını görmek, özellikle birkaç hafta bu alışkanlığı devam ettirince, daha da çok hoşunuza gidiyor. Bundan sonra dikkat etmeniz gereken tek şey bu zinciri kırmamak oluyor.

Zinciri kırmayın.”

Zinciri kırmadan geliştirmeye devam etmek bize ivme kazandırır. Bahsettiğimiz ivme düşündüğünüz gibi gizemli bir şey değil. Bilimsel olarak ivme, bir nesnenin zamanla güçlenmesini veya hızlanmasını sağlayan kuvvettir

Buna karşın ivme günlük hayatımızda geçerli olan tek bilimsel kavram değil. Doğadaki her kuvvet gibi, ivmenin de eşit güçte bir karşıt kuvveti vardır.

İvmenin düşmanı sürtünme, zincirinizi kırabilir.

Bir nesne diğer bir nesneden farklı bir hızda hareket ettiğinde ortaya çıkan dirence sürtünme adı verilir. 

Zaten hayat da birbirinden farklı hızlarda hareket eden sonsuz sayıda fikir, hedef, insan ve projeden ibaret değil mi?

Sürtünme ortadan kaldırılmadığında, zincirin üzerindeki pas gibi bütün ivmenizi yok eder.

Tek bir hedefe yönelmek ya da tek bir zincir oluşturmak için yeterince odaklanırsanız sonunda elde ettikleriniz beklentilerinizin çok ötesinde olabilir.

Kendimden örnek vermem gerekirse benim zincirim 12 yıldır büyütüp geliştirdiğim Jotform oldu. Öğrenciyken kaldığım yurt odasında, ilk yazılımım üzerinde çalışırken, sonradan kazanacağım ivmenin şirketim Jotform’u dışarıdan hiç finansal yardım almadan bu denli büyütebileceğini ve 4 milyondan fazla kullanıcısı ve 100’ü aşkın çalışanı olan bir şirket haline getireceğini tahmin bile edemezdim. 

Tek bir amaca yönelik olarak kazandığınız ivme, küçük ama sürekli değişikliklerin zamanla bir araya gelerek büyük bir değişime yol açmasını sağlayabilir.

Ancak hedeflerinize ulaşmak her zaman hassas bilimsel ilkeleri birbiriyle dengeleme meselesi değil; bu yolda gelişiminiz üzerinde etki yaratan birçok ilginç psikolojik faktör de mevcut.

Her şey araba yıkama yerinde başladı.

Araştırmacı Joseph C. Nunes ve Xavier Drèze, The endowed progress effect: how artificial advancement increases effort (Daimî ilerleme etkisi: yapay ilerleme çabayı nasıl artırır) adlı yazılarında bir deneyden bahsediyor. Bu deneyde, sadakat programlarının, müşterileri daha fazla şey satın alma konusunda nasıl motive ettiğini görmek için iki araştırmacı, profesyonel bir araba yıkama merkezinde bir deney ortamı oluşturuyor.

Araba yıkama hizmeti için gelen her müşteriye birer kart veriliyor ve kendilerine sekiz yıkamadan sonra bir bedava yıkama kazanacakları söyleniyor. Müşterilerin bedava yıkama kazanmak için her yıkamada kart üzerinde bulunan alanlardan birine bir işaret koydurması gerekiyor. Bazı müşterilere verilen kartlarda sekiz işaretleme alanı bulunurken bazı kartlarda ikisi zaten işaretli olan on işaretleme yeri bulunuyor.

Araştırmanın sonucu ise Seinfeld’in bahsettiği uzun zincirlerin bizi neden içten içe motive ettiğini açıklar nitelikte:

Avantajlı bir başlangıç yaptığını düşünen müşterilerin %34’ü, ücretsiz yıkama hakkını elde edene kadar arabalarını yıkatmaya devam ediyor.

Buna karşın tamamı boş olan kartlarla başlayan müşterilerin sekiz yıkamayı tamamlama oranı yalnızca %19.

Joseph C. Nunes ve Xavier Drèze’nin araştırmasına göre, bir hedefe yönelik ilerleme kat ettiğini hisseden insanlar, sıfırdan başladığını düşünenlere göre hedeflerine daha hızlı ulaşıyor.

Ek olarak, Amar Cheema ve Rajesh Bagchi’nin The Effect of Goal Visualization on Goal Pursuit (Hedeflere Ulaşma Konusunda Hedef Canlandırmanın Etkisi) adlı araştırmasında görüldüğü üzere hedef canlandırma etkisi olarak bilinen bir diğer psikolojik etkiye göre nihai hedefimizi gözümüzde canlandırabildiğimizde mevcut ivmemiz artıyor:

“…İnsanlar bir hedefe doğru ilerlerken o hedefe yaklaştıklarını gösteren gözle görülür işaretler kişinin hedefi zihninde canlandırmasını kolaylaştırıyor ve hedefe ulaşma isteğini artırıyor. Özellikle tüketiciler zihinlerinde kolayca canlandırabildikleri hedeflere daha yakın olduklarını hissediyor; bunun sonucunda da o hedefe ulaşmak için çabalama isteği ve sorumluluk duygusu artıyor.”

Aynı zamanda Cheema ve Bagchi, yöneticilerin bu taktiği müşterilerin hedefe ulaşma çabalarını artırmak, online hizmetlerde müşteri memnuniyetini sağlamak ve çalışanları motive etmek için kullanabileceklerini açıklıyor.

Burada bahsedilen zihinde canlandırma taktiği seneler önce Seinfeld’in ortaya attığı “Zinciri kırmayın” felsefesiyle tam olarak aynı anlama geliyor.

Kendim de dahil olmak üzere birçok insan bu yöntemi hayallerine ulaşmak için kullanıyor ve bu sayede, kazanılan her başarıyla birlikte bir ivme zinciri ortaya çıkıyor.

Ben yapılması gerekenlere odaklanmak, neyi nasıl yapacağımı planlamak ve ivme kazanma alışkanlığı edinmek için aşağıdaki yolları izliyorum:

1. Sürtünme kuvvetiyle dolu bu dünyada zincirinizi koruyun

Her şey, oluşturmak istediğiniz zincirin amacını belirlemekle başlıyor. Çoğu insan bunu asıl amacı belirlemek ve tek bir noktaya odaklanmak olarak da algılayabilir.

Hedef belirlemenin sakıncalı olduğunu düşünmesem de bu hedefler gerçek dışı ve geleceği olmayan hayallerse bazen olumsuz sonuçlara sebep olabiliyor.

Bir yılda 50 kitap bitirmek bir hedeftir ancak her gün yanınızda bir kitap taşımak bir alışkanlıktır.

Ben hedefler belirlemek yerine makul ve uzun vadeli alışkanlıklar edinmeyi tercih ediyorum. Gün içinde sekteye uğramayacak çalışma saatleri belirlemeyi zincirimin gelişmesi açısından faydalı buluyorum.

Jotform’da her sabah işlerime odaklanmak için kendime ayırdığım iki saatim var. Önceden belirlediğim bu iki saatlik sürede önce bilgisayarımda boş bir belge açıyorum ve o gün ilgilenmek istediğim bir sorunu veya aklıma takılan bir şeyi yazmaya başlıyorum.

Genellikle tutarsız bir bilinç akışı şeklinde başlayan bu süreç hemen hemen beş dakika sonra yeni fikirlerin zihnime akın ettiği bir sürece dönüşüyor. Bu yazma sürecimin sonunda genellikle uzun süredir dile getiremediğim bir fikri açıklığa kavuşturmuş ya da bir sorunu çözmüş oluyorum.

2. İşinize yarayacak araçlar kullanın (fosforlu kalem zorunlu değil)

Günümüzde hedefinize doğru ilerlemenizi gösteren zincirinizi oluşturmak için duvar takvimi ve kırmızı fosforlu kalem yerine dilediğiniz aracı kullanabilirsiniz. Gelişmenizi kaydedebileceğiniz bu araçların yanında birtakım alışkanlıklar edinerek de öncelikli işlerinizi takip etmeyi unutmayın.

Örneğin ben, her gece bilgisayarımı kapatmadan önce Google Chrome’da ayarlar kısmına gidip bilgisayarımı açtığımda hangi sayfaları göreceğimi seçiyorum. Ertesi sabah tarayıcımı açtığımda, otomatik olarak açılan sayfalar, zincirimi devam ettirmemde bana yardımcı oluyor.

Aynı zamanda posta kutumu boş tutmak gibi bir alışkanlığım da var çünkü bu sayede bildirimlerin dikkatimi dağıtmasını önlemiş oluyorum. Düzenli aralıklarla gelen kutumda acil bir e-posta olup olmadığını kontrol ediyorum. Günün sonuna doğru ise aldığım tüm e-postalarla tek tek ilgileniyorum.

3. Zincirinizin her halkası için sonuç odaklı gereksinimler belirleyin

Hedefinize ne kadar yaklaştığınızı değerlendirmek için kullanacağınız standartları belirlerken süre odaklı olmak yerine sonuç odaklı olmaya çalışın.

Kendimden örnek verecek olursam son yıllarda aileme ve çalışanlarıma uzun yıllar boyu destek olabilmek için fiziksel sağlığımı iyileştirmeyi hedef olarak belirledim. Ama bu hedefime ulaşmak için çalışırken spor salonunda yarım saat kadar dolanıp spor yapamayacak kadar yorgun olduğumdan yakınmak yerine antrenmanımı her gün verimli bir şekilde tamamlamaya ve takvimime gururla yeni bir X işareti koymaya çalışıyorum.

4. Belirlediğiniz sınırlar gözünüzü korkutmasın

Özellikle büyük ve zahmetli projeleri adım adım tamamlamak için her gün geniş zamanlar ayıramayabilirsiniz. Makul ve ulaşılabilir hedefleriniz varsa bu hedeflere ulaşmak için zamanınızı da makul bir şekilde ayarlamalısınız.

Jotform’u 12 yıldan uzun bir sürede her şeye sıfırdan başlayarak bu noktaya getirdim ve bunu hem bana hem de ekibime iyi gelecek molalar vermeden yapamazdım. Jotform olarak düzenli çalışma saatlerine, tatil günlerine ve ihtiyaç halinde alınan hastalık izinlerine saygı gösteriyoruz.

Ben bu izin günlerini zincirimi kırmak olarak görmüyorum. Aksine, bunun sağlıklı ve mutlu bir biçimde çalışmaya devam ettiğimizin ve zincirimize sadık kaldığımızın göstergesi olarak algılıyorum.

Takviminize her gün için mutlaka bir işaret koymak istiyorsanız X işareti yerine hasta olduğunuz günler için H ya da tatil yaptığınız günler için T harfi koyabilirsiniz. 

Kendinize makul sınırlar belirleyin ve bu sınırları hangi durumlarda esnetebileceğinize karar verin.

Hedeflerinize giden yolda bilim ve teknoloji sizden yana. Bilim ve teknolojiyi arkanıza alıp zincirinizi yiyip bitirmeye çalışan sürtünme kuvvetiyle mücadele edebilir; oluşturduğunuz sağlıklı sistemlerle kendinize daha güzel bir gelecek yaratabilirsiniz.

YAZAR
Aytekin Tank Jotform'un kurucusu ve CEO'sudur. Her ne kadar yazılım eğitimi alsa da hikayeler anlatmaya tutkun olan Tank, bir girişimci olarak yolculuğu hakkında yazılar yazıp yeni kurulan girişimlerle tavsiyelerini paylaşmaktan hoşlanır. Ayrıca Jotform kullanıcılarından geri bildirimler almayı çok sever. Aytekin Tank'a AytekinTank@Jotform.com mail adresinden ulaşabilirsiniz.

Yorum Gönder:

Jotform Avatar
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.

Yorum:

Podo Commentİlk yorum yapan sen ol.